Epstein Bilmecesi: İsrail’in Gizli Güvenlik Kolu ve "İkinci Kanal" Diplomasisi
Küresel kamuoyunun hafızasında Jeffrey Epstein ismi, korkunç bir cinsel sapkınlık ve insan kaçakçılığı ağıyla eş anlamlı hale gelmiştir. Ancak bu cani suçların altında, ana akım medyanın ısrarla kaçındığı, derin stratejik ve gizli bir katman yatmaktadır: Epstein’in İsrail’in ulusal güvenlik ve istihbarat yapılarıyla olan sistemli bağı. "Epstein Dosyaları", sızdırılan e-posta yazışmaları ve çalışma takvimleri üzerinde yapılan titiz bir analiz, Epstein’in münferit bir aktör değil, Tel Aviv’in üst düzey çıkarlarına hizmet eden sofistike bir "Güç Simsarı" (Power Broker) olduğunu ortaya koymaktadır.
2/25/20264 min oku


Epstein Bilmecesi: İsrail’in Gizli Güvenlik Kolu ve "İkinci Kanal" Diplomasisi
Küresel kamuoyunun hafızasında Jeffrey Epstein ismi, korkunç bir cinsel sapkınlık ve insan kaçakçılığı ağıyla eş anlamlı hale gelmiştir. Ancak bu cani suçların altında, ana akım medyanın ısrarla kaçındığı, derin stratejik ve gizli bir katman yatmaktadır: Epstein’in İsrail’in ulusal güvenlik ve istihbarat yapılarıyla olan sistemli bağı. "Epstein Dosyaları", sızdırılan e-posta yazışmaları ve çalışma takvimleri üzerinde yapılan titiz bir analiz, Epstein’in münferit bir aktör değil, Tel Aviv’in üst düzey çıkarlarına hizmet eden sofistike bir "Güç Simsarı" (Power Broker) olduğunu ortaya koymaktadır.
1. Güç Dinamiklerinin Tersine Dönmesi: Siyasi Elit Üzerindeki Nüfuz
Bu vakanın en şaşırtıcı yönlerinden biri, Epstein’in başta eski Başbakan ve Savunma Bakanı Ehud Barak olmak üzere üst düzey İsrailli yetkililerle olan ilişkisinin mahiyetidir. İkili arasındaki yazışmalar, standart protokolleri altüst eden bir dinamiğe işaret etmektedir: Epstein, sıklıkla bir akıl hocası ve yönlendirici konumundadır. Ehud Barak; siyasi makaleler kaleme almak, üst düzey Rus yetkililerle temas kurmak ve görevden ayrıldıktan sonra özel ticari girişimler başlatmak için tamamen Epstein’in tavsiyelerine ve nüfuzuna güvenmiştir. İsrail’in askeri sırlarının anahtarını elinde tutan bir adam üzerindeki bu nüfuz düzeyi, Epstein’in rolünün sadece bir dost veya bağışçı olmanın çok ötesine geçtiğini göstermektedir.
2. Askeri-Endüstriyel Kompleks ve Gözetim Teknolojisi Komisyonculuğu
Sızdırılan belgeler, Epstein’in dünya çapındaki İsrail güvenlik anlaşmalarında bir aracı rolü üstlendiğine ışık tutmaktadır. O ve İsrailli ortakları, uluslararası krizleri çeşitli ulusların egemenlik altyapılarına sızmak için bir fırsat olarak kullanmışlardır.
Afrika ve Asya’daki Gözetim Projeleri: Epstein; Moğolistan, Nijerya ve Fildişi Sahili gibi hükümetlere İsrail casus yazılımları ve gözetim teknolojilerinin satışını kolaylaştırmak için üst düzey toplantılar organize etmiştir. Genellikle özel sektör sözleşmeleri olarak sunulan bu anlaşmalar, İsrail istihbaratının bu ülkelerin güvenlik mekanizmalarında yer edinmesi için gerekli olan "anahtar teslim çözümleri" sağlamıştır.
Körfez Ülkelerindeki Etki: Kanıtlar, bu ağın İsrail güvenlik firmalarının Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) gibi ülkelerin limanlarına ve polis teşkilat altyapılarına girmesinin yolunu açtığını göstermektedir. İstihbarat uzmanları, bu ulusların teknolojik olarak İsrail sistemlerine o denli bağımlı hale geldiğini ve artık bu sistemlerden kurtulmalarının fiilen imkansız olduğunu belirtmektedir.
3. İkinci Kanal Diplomasisi: Suriye ve İran Krizlerinin Mühendisliği
Epstein’in İsrail dış politikasındaki rolü, Suriye meselesinde zirveye ulaşmıştır. 2013 yılında, Suriye’deki güç dengesini değiştirecek bir planı ilerletmek amacıyla Ehud Barak ile Vladimir Putin arasında görüşmeler ayarlamıştır. Temel hedef, Beşar Esad’ın yerine Rusya’ya yakın ancak İran’ın bölgesel nüfuzuna düşman bir figürün getirilmesiydi. Ayrıca Epstein, Amerikan kamuoyunu yönlendirmeyi amaçlayan diplomatik makalelerin düzenlenmesinde rol alarak Washington’ı İran ve Suriye hükümetine karşı askeri müdahaleye teşvik etmiştir. Bu eylemler, Epstein’i psikolojik operasyonlar ve arka kapı diplomasisinde üst düzey bir operasyonel figür olarak tanımlamaktadır.
4. Manhattan Konutları: İstihbarat Toplama ve "Kompromat"
Sızdırılan çalışma takvimleri, eski kıdemli İsrail askeri istihbarat subayı ve Ehud Barak’ın uzun süreli özel kalem müdürü Yoni Corin’in, Epstein’in Manhattan’daki evinde uzun süreler (bazen haftalarca) kaldığını göstermektedir. Gizli kameralar ve yasa dışı faaliyetlerle nam salmış bir konutta üst düzey bir istihbarat yetkilisinin bulunması, bu mekanların Batılı politikacılara karşı Kompromat (şantaj amaçlı itibar sarsıcı materyal) toplamak için kullanılan "güvenli evler" olduğu teorisini güçlendirmektedir. Dikkat çekici bir şekilde, ABD Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA), bu dönemde Ehud Barak ve Yoni Corin’i New York’ta gözetim altında tutmuştur; bu da söz konusu bağlantıların ABD ulusal güvenliği açısından ne denli hassas görüldüğünün bir işaretidir.
5. Siyonist Aristokrasisi ve "Mega Grup" Bağlantısı
Epstein’in gücü, Amerika Birleşik Devletleri’nde "Mega Grup" (veya Çalışma Grubu) olarak bilinen İsrail yanlısı milyarderler ağına dayanıyordu.
Leslie Wexner: Victoria’s Secret’ın arkasındaki dev isim Leslie Wexner’ın muazzam serveti üzerinde vekaletname sahibi olan Epstein, bu sermayeyi Harvard gibi seçkin üniversitelere sızmak için kullanmıştır. Bu mali nüfuzu, İsrail lobisine yönelik akademik eleştirileri bastırmak amacıyla kullanmış; John Mearsheimer ve Stephen Walt gibi isimleri "Yahudi karşıtı" olarak damgalayan karalama kampanyalarını finanse etmiştir.
Rothschild Bağlantısı: Epstein’in Rothschild Grubu’nun üst düzey yöneticileriyle olan yakın bağları ve İsviçre bankasının nüfuzunu kullanarak yatırımları İsrail siber silah ve savunma firmalarına kanalize etmesi, onun küresel Siyonist güç sembolleriyle olan entegrasyonunun bir başka boyutunu ifşa etmektedir.
6. "Mossad Ajanı" Olmanın Ötesinde: Ulusötesi Bir Mafya Yapısı
Epstein’i sadece bir "Mossad ajanı"na indirgemek stratejik bir analiz hatasıdır. O aslında, organize suça benzer şekilde işleyen "devlet benzeri" (parastatal) bir ağın parçasıydı. Bu ağ; sermaye birikimi, kara para aklama ve "kayıt dışı" finanse edilen istihbarat operasyonlarının yürütülmesi için İsrail, BAE ve çeşitli özerk adaları "egemen üsler" olarak kullanmıştır. Büyük miktarda parayı hareket ettirme ve silah ticareti komisyonculuğu konusundaki mahareti, İsrail güvenlik teşkilatına standart bir istihbarat subayının yeteneklerini çok aşan hizmetler sunmasına olanak tanımıştır.
Sonuç: Karanlık Odadaki Fil
Epstein davasından bugüne kadar sızan bilgiler, çok daha büyük ve rahatsız edici bir gerçeğin sadece küçük bir kısmını temsil etmektedir. Jeffrey Epstein, küresel gücün kalbindeki İsrail nüfuz yapbozunun hayati bir parçasıydı. O; büyük güçlerin dış politikalarını rehin almak ve İsrail’in güvenlik üstünlüğünü pekiştirmek için kara para aklama, ahlaki tavizler ve gözetim teknolojisini sentezleyen bir operasyonel figürdü. Hükümetlerin ve ana akım medyanın bu stratejik boyutlar karşısındaki sessizliği, Epstein’in inşasına yardım ettiği ağın kalıcı gücünün ve etkisinin en büyük kanıtıdır.